Yazar Arşivi
Vin Diesel Kimdir ?
->
Son zamanlarda çok güzel filmleri oyunculuğu ile muhteşem hale getiren Vin Diesel’in başrolde oynadığı filmleri izliyordum. Onun hakkında biraz araştırma yapmak istedim ve pek çok şey buldum.

Vin Diesel’i ilk gördüğüm film “Hızlı ve Öfkeli : Tokyo Yarışı”nın en son 1 dakikası içinde olmuştu. Beraber film izlediğimiz arkadaş gülümseyip “bu adamı tanıyor musun?” demişti. Hayır demişim fakat sanki o adamı çok yakından tanıyordum. Filmlerini izledikten sonra bunun anlamını gördüm. Olaylara karşı tavrı benimki gibi. Heyecanlanmıyor, paniklemiyor, endişelenmiyor. En azından belli etmiyor ve tüm bunlarla birlikte çok rahat bir şekilde cevap veriyor.
Tavırları ve olaylara tepkisi 30 kadar dikiş atılmadan önce kesik elimle çevredekilere verdiğim tepkiler gibi rahat. Zaten endişelenmek anlamsız. Olacak olan olur. Ağlanmak, sızlanmak bize göre değil Vin
Vin Diesel’i biraz araştırayım dedim. 18 Eylül 1967 doğumlu. Yani yaklaşık 41 yaşlarında. Annesi astrolog ve babası Tiyatro yönetmeni aynı zamanda öğretmen. Enteresan bir aile.
İşin daha enteresan tarafı Vin Diesel’in bir ikiz kardeşi var ve o ise film yazarı.
Vin doğduğu şehir New York’ta Anglo-American International School ardından 3 yıl sonra bıraktığı Hunter College’de eğitim gördü.
Hayatıyla ilgili daha ilginç şeylerde var. Örneğin o da benim gibi iki karışık ırktan geliyor. Tabi ırklarımız aynı değil
Birinci olarak Afrikalı-Amerikan ve ikinci olarak İtalyan-Amerikan karışımındaki ırklardan geliyor.
Gerçek adı’da Vin Diesel değil ve gerçek adı olan Mark Vincent’in yaşamı hakkında konuşmak istemediğini belirtiyor. Geçmişle ilgili unutmak istedikleri var sanırım. Seni çok iyi anlıyorum Vin.
ÖSYM Ek Yerleştirmeleri
->
ÖSYM ek yerleştirme tarihi açıklandı. Başvurular 8-13 Ekim arasında olacak. Ek yerleştirmeler ile herhangi bir üniversiteye kayıt olmamış ya da açıköğretimde kontenjan sınırı olmayan bölümlere yerleşen adaylar yararlanabilecek.
ÖSYM Merkezi yerleştirmenin ardından boş kalan bölümler şu şekilde;
Lisans bölümlerinde 7000
Meslek Yüksek Okullarında 17000
Yerleşimler ve ve ek kontenjanlar için sorularınızı bu sayfada yorum yazarak yöneltebilirsiniz.
Belirsiz’e Editör Olun ve Sizde Gördüklerinizi, Duyduklarınızı, Bildiklerinizi Yazın

Artık belli belirsiz herhangi bir konuda bu belirsiz siteye kayıt olduğunuz gibi yazı yazabilirsiniz. Buradan kayıt olun ve buradan yazınızı yazıp kaydet butonuna tıklayın. Yazınız onaylandığı takdirde 24 saat içerisinde yayına girecektir.
TEKNOVE Teknoloji ve İnternet Grubu
İşe Geç Kalma Sendromu
Bunun mantıklı açıklamalarını düşünüyorum. Sabahları neden işe geç kalırım ve neden hem okul hayatımda ve hemde iş hayatımda bundan ötürü problemler çıktı.
Sabah kalkıyorum. Saat bile kurmadan, geç yatsamda erkenden. Biyolojik saat olayını bizzat yaşayanlardanım her gün. Allahın işine bakın. Bende sabahları insanlar sabah namazına nasıl saatsiz kalkıyor diyordum saat kurmama rağmen kalkamadığım günlerde.

Web tasarım ve programlama işi yapıyorum. İş yerime 1-1,5 saat uzaklık var. Çalışma saatleri hafta içi 9:00 - 18:00 arası ve cumartesi 9:00 - 14:00 arası.
Türkiyede ki en büyük tehlike nedir ?
Hatırlayın !
Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: “Türklerle alışveriş et, yanılmazsın.”
İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır,onun dediği olurdu.
Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:”Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları,sakalları dökülür.”
Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.
Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700′lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: “Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır.
Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir.”

