Öyle Böyle Yazılar

Patronları anlarmış gibi yapma sanatı

Fazla mı gururlu davranıyorum diye sorguluyorum kendimi bazen. Merak ediyorum işyerlerimde problemleri ben mi çıkartıyordum.

Eski işyerimden ayrılışımın üzerinden 3 hafta geçti. Orada da 1 ay çalışmıştım ayyaş programcıyla tartışıp ayrıldım.

Günün büyük bölümü msn’de yazışan ve  bana “bunu yap şunu yap” diye işler veren üssüm olan bir programcıydı. Bir sabah yanımda dururken ağzının içki kokusundan dolayı sarhoş oluyordum.

Bu işyerinde bende de problem vardı aslında fakat bu problemden kurtulmak için uğraşıyordum bende. 3 gün işe gitmemiştim patronun evliliği ve diğer programcının tatilde oluşundan yararlanarak. Bu işe gitmeyişim keyif çatmak için falan değildi bu şirkete başlamadan önce başladığım bir işle ilgiliydi. İş bir anda çıka gelince herşey darma duman  oldu. Oysa ben bu işin gelmesinden ümidi kesip bu şirkete başlamıştım.

Bu mesele iş yerinde problemler çıkması için yeterli olabilir fakat asıl can alıcı nokta şu; Şirkette ki bilgisayarım 1 ay içinde defalarca problem çıkardı ve teknik servise verelim biz donanımce değiliz dememe rağmen programcı arkadaşımız kafasının dikine gitti. Toplam 5-6 gün kadar bu bilgisayarı defalarca formatlamak zorunda kaldık. Programcı arkadaş çok saçma kod yazıyordu ve bu kod yazım tarzı bizim 2-3 haftada bitireceğimiz işi 2 ayda bitirmemize neden oluyordu. Kod yazanlar bilir adam tüm html kodlarını php kodları içerisinde çalışıtırıyor. Sorunları tahmin edebilirsiniz. Nelere yol açacağını söylediğimde ise ben böyle istiyorum cevabını veriyordu.


Yazının devamını okuyun »


Kendin için istediğin herşeyi başkalarını düşünerek yap

Bir aralar kominizm’i araştırırken ezilmişliğin danişkasını oradada görmüştüm. Birilerini ezmek köle gibi kullanmak emperyalizmin, kapitalizmin bir parçası değil. İnsanın kendi içindeki bir çelişkidir.

Kendisi yönetmek ister fakat yönetilmekten hoşlanmaz. Sahip olmak ister fakat köle olmak istemez. Olanlar ise en baştan eğitilmeye başlamıştır. Komünizmde de farklı değildir. Lenin’in milyonlarca insanı dinlerinden uzaklaşıp devlete muhtaç olduklarını düşünmeleri için ellerinden bütün yiyecekleri alıp aç bırakması ve ölüme terk etmesi en bariz örneğidir. Ya da komünist bir ülkede bir fabrikada çalıştığınızı düşünün. Hiç mi üssünüz olmayacak? Hatta devletin zorunlu olarak sizi verdiği bu yerden kaçışta olmaz ve üsleriniz tarafından çok kral bir şekilde ezilmeniz kaçınılmaz olur.


Yazının devamını okuyun »


Sessizce Seyretmek - Köşe Yazısı (Özlem Yağız)

Ben çocukken maddi durumu biraz iyice ailelerin başvurduğu çok yaygın bir uygulama vardı. Hiçbir zaman nasıl bir vicdana sahip olduğunu anlayamayacağım, şık, okumuş, görgülü insanlar arasında yaygın olan ve diğer insanlar tarafından da açıkça eleştirildiğine rastlamadığım hatta gizli gizli gıpta edilen bir uygulama. Aileler köylerden, nereden bulduğunu bilemediğim insanlardan besleme kızlar alır, bu kız çocuklarını evlerde her türlü işe koşarlardı. Bu çocuklar oldukça küçük yaşlarda koparılırdı ailelerinden. Böylece gittiği aileye uyum sağlaması, görgü kazanması ve iş yapmayı evin hanımından usulu ile öğrenmesi beklenirdi.


Yazının devamını okuyun »


Yeterli Uyku ve Uyku Süresini Azaltmak

Nicola KIDMAN’ın başrolünde oynadığı “İSTİLA” adlı filmi izledim bugün. Uzun zamandır karışık bir uyku düzenim var ve filmde de uyku konusu dikkatimi çekmişti.

Şöyle ki Nicola KIDMAN’a bir virüs bulaşmıştı ve bu virüs’ün etkili olmaması için panzehir’i bulunana kadar (yaklaşık bir hafta) uyumaması gerekiyordu.

Çok eskiden okuduğum bir gazete haberinde de Amerikalı askerlerin bir kaç gün uykusuz kalabilmesi için bir iğne geliştiriliyordu. Malum ülkemizde bilimsel gelişmeler yeteri kadar takip edilmediği ve benimde İngilizcem iyi olmadığı için sonra neler oldu haberim yok.


Yazının devamını okuyun »


Nasıl hipnoz yapılır ?

Hipnoz oluşturmak için hipnozcu genellikle gönüllü bir deneğin dikkatini kendi sesine yoğunlaştırmaya çalışarak işe başlar.

hipnozDenekten özel bir nesneye odaklaşması ya da plajda uzanırken hayal etmesi de istenebilir.

Yönlendirilmiş imgeleme, hayal edilen sahneye daha dikkatli bir şekilde odaklaşmak için kullanılabilir; örneğin, plajda uzandığını hayal eden bir deneğe, kumda uzanırken yavaş yavaş daha gevşemiş bir hale geldiğini düşünmesi söylenebilir. Denek hipnotik transa girdiğinde, hipnozun etkileri yükseltilebilir ve bazı ön telkinlerle test edilebilir. Örneğin, deneğe 10’a kadar saydığında, gözlerini açmasının olanaksız olacağı söylenebilir. Bazen bu telkinler “paradoksal” bir şekle sokulur. Örneğin deneklere gözlerini açmak için ne kadar fazla çaba gösterirlerse, gözlerinin o kadar fazla kapalı kalacağı söylenir. Denek tam bir gevşeme durumu gösterinceye kadar, daha derin gevşeme telkinlerine devam edilir.

kaynak: Understanding Psychology

Hipnoz kimilerine göre bir cesit buyu kimilerine gore ise tibbin bize vermis oldugu bir olanak,

Hipnoz kelimesi eski yunanca da uyku anlamina geliyor ve hipnoza girmis kisinin görünümü de uyuyan bir kisiye çok benziyor. Ancak hipnoz bir uyku hali olmayip uyaniklilik halidir ve hipnoz altindaki bir kiside elektroansefalogramlar uyaniklik trakeleri verir. Bilindigi gibi ansefalogram, beynin uykuda olup olmadigini en kesin sekilde bildiren bir apar eydir.Telkin hipnotizör ile süje arasinda bir iletisim ise;Hipnoz bu duruma süje beyninin bir adaptasyonudur.

Bu adaptasyon hipnotik trans yoluyla olur.Bu olay derinligine göre adlandirildi gi malumdur. Içinde çok manalarin ve durumlarin tarif edilebilecegi trans ise, kisaca yeni ve degisik bir suur olarak nitelendirilebilir.


Yazının devamını okuyun »


Sayfalar: 1 2 3 4 ...21 Sonraki Sayife